NAMAZ..

2016-02-27 20:58:00

NAMAZ’LA İLGİLİ BAZI TESBİTLER


Namaz Hz Adem Hz Nuh ve Hz İbrahim’den beri devam eden imandan sonra en büyük amellerdendir

(Şura 13.

- O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.

Taha 14.

20.14 - Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.

İbrahim 37.40.

-Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler

- Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.

Meryem 31.

-Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti.

Hud 87).

- Dediler ki: «Ey Şuayb, atalarımızın tapdığı şeylerden, yahud mallarımızdan ne dilersek onu yapmamızdan vaz geçmemizi sana namazın mı emrediyor? Çünkü sen, muhakkak ki sen (biliyoruz) yumuşak huylu, aklı başında (bir adam) sın».

Günümüzde bu önemli ibadetin içi boşatılmış huşudan uzak bir hale getirilmiştir tabiki bunun sebebi de her konuda olduğu gibi mezheplerdir.

Bütün namazlarda Kur’an sesli okunmalı

(İsra 110)

“Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut!”

Kişi ne kadar müsait bir ortamda olmasa bile en azında kendisi işitecek kadar sesli okumalı.

Cemaatle kılınan namazlarda kişi fatiha’yı mutlaka manasını düşünerek okumalı sadece imamın okuması yeterli değildir.

(Ankebut 45).

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.”

Tahiyatta otururken kişi ya kendi dilinde içinde geçen duaları eder, yada Kur’an da geçen dua ayetlerini okur.

Mesela şu dua ayetlerini okuyabilir:

Bakara 201.

Veminhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fî-ddunyâ haseneten vefi-l-âḣirati haseneten vekinâ ‘ażâbe-nnâr(i)

 

Meali

Onlardan öylesi de vardır ki: 'Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru' der.

Bakara..250.

--rabbenâ efriġ ‘aleynâsabran veśebbit akdâmenâ vensurnâ ‘ale-lkavmi-lkâfirîn(e)

 

Meali

--: 'Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.'

Bakara..286.

Lâ yukellifu(A)llâhu nefsen illâ vus’ahâ(c) lehâ mâ kesebet ve’aleyhâ me-ktesebet(k) rabbenâ lâ tu-âḣiżnâ in nesînâ ev aḣta/nâ(c) rabbenâ velâ tahmil ‘aleynâ isran kemâ hameltehu ‘ale-lleżîne min kablinâ(c) rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(i)(s) va’fu ‘annâ vaġfir lenâ verhamnâ(c) ente mevlânâ fensurnâ ‘ale-lkavmi-lkâfirîn(e)

 

Meali

Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. 'Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.'

Ali imran 8.

Rabbenâ lâ tuziġ kulûbenâ ba’de iż hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahme(ten)(c) inneke ente-lvehhâb(u)

 

Meali

'Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.'

 

Ali İmran9.

Rabbenâ inneke câmi’u-nnâsi liyevmin lâ raybe fîh(i)(c)inna(A)llâhe lâ yuḣlifu-lmî’âd(e)

 

Meali

'Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp-dönmez.'

Ali İmran..16.

Elleżîne yekûlûne rabbenâ innenâ âmennâ faġfir lenâ żunûbenâ vekinâ ‘ażâbe-nnâr(i)

 

Meali

Onlar: 'Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru' diyenler;

Ali İmran..53.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’nâ-rrasûle fektubnâ me’a-şşâhidîn(e)

 

Meali

'Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz.'

 

Ali İmran..147.

Vemâ kâne kavlehum illâ en kâlû rabbenâ-ġfir lenâ żunûbenâ ve-isrâfenâ fî emrinâ veśebbit akdâmenâ vensurnâ ‘alâ-lkavmi-lkâfirîn(e)

 

Meali

Onların söyledikleri: 'Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et' demelerinden başka bir şey değildi.

Ali imran..192.

Rabbenâ inneke men tudḣili-nnâra fekad aḣzeyteh(u)(s) vemâ lizzâlimîne min ensâr(in)

 

Meali

'Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu 'hor ve aşağılık' kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.'

Ali İmran..193.

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil-îmâni en âminû birabbikum feâmennâ(c) rabbenâ faġfir lenâ żunûbenâ vekeffir ‘annâ seyyi-âtinâ veteveffenâ me’a-l-ebrâr(i)

 

Meali

'Rabbimiz, biz: 'Rabbinize iman edin' diye imana çağrıda bulunan çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.'

Ali imran..194.

Rabbenâ veâtinâ mâ ve’adtenâ ‘alâ rusulike velâ tuḣzinâ yevme-lkiyâme(ti)(k) inneke lâ tuḣlifu-lmî’âd(e)

 

Meali

'Rabbimiz, elçilerine va'dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi 'hor ve aşağılık' kılma. Şüphesiz Sen, va'dine muhalefet etmeyensin.'

Araf 23.

Kâlâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve-in lem taġfir lenâ veterhamnâ lenekûnenne mine-lḣâsirîn(e)

 

Meali

Dediler ki: 'Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.'

Araf..126.

Vemâ tenkimu minnâ illâ en âmennâ bi-âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ(c) rabbenâ efriġ ‘aleynâ sabran veteveffenâ muslimîn(e)

 

Meali

Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. 'Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.'

 

İbrahim 40.

Rabbi-c’alnî mukîme-ssalâti vemin żurriyyetî(c) rabbenâ vetekabbel du’â/-(i)

 

Meali

'Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur.'

İbrahim..41.

Rabbenâ-ġfir lî velivâlideyye velilmu/minîne yevme yekûmu-lhisâb(u)

 

Meali

'Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü'minleri bağışla'

Kehf 10.

rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten veheyyi/ lenâ min emrinâ raşedâ(n)

 

Meali

: 'Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).

Müminun 109.

“--- rabbenâ âmennâ faġfir lenâ verhamnâ veente ḣayru-rrâhimîn.”

 

Meali

': “Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,'

Furkan 65.

“----- rabbenâ-srif ‘annâ ‘ażâbe cehennem(e)(s) inne ‘ażâbehâ kâne ġarâmâ”

 

Meali

'Rabbimiz, cehennem azabını bizden geri çevir; gerçekten, onun azabı ödenmesi kaçınılmaz bir borç (veya sürekli bir acıdır) derler.

Furkan..74.

---- rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ veżurriyyâtinâkurrate a’yunin vec’alnâ lilmuttekîne imâmâ(n)

 

Meali

: 'Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, göz aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl,' diyenlerdir.

Haşr 10.

--- rabbenâ-ġfir lenâ veli-iḣvâninâ-lleżîne sebekûnâ bil-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ ġillen lilleżîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm(un)

 

Meali

---: 'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin.'

Mümtehine 5.

Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lilleżîne keferû vaġfir lenâ rabbenâ(s)inneke ente-l’azîzu-lhakîm(u)

 

Meali

'Rabbimiz, inkâr edenler için bizi fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz Sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin.'

 

Bu güzel duaları okumanızı tavsiye ederim. Namazlarda ki oturmalarda Ettehiyatu, Salli barik gibi salavatlar okunmaz çünkü peygamber asla böyle şeyleri okumamıştır bunlar mezheplerin uydurmalarıdır.

Namazlardan sonra 99 tesbih çekmek yoktur.

Diğer tesbihatlarla ilgili kişi ne kadar tesbih ve hamd etmek isterse eder herhangi bir sayı yoktur Allah hamd ile tesbih edilir sayılı tesbih çekilmez

bununla ilgili Kur’an da ayetler var mesela

(Nasr 3).

Fesebbih bihamdi rabbike vestaġfirh(u)(c) innehu kâne tevvâbâ(n)

 

Meali

Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

 

Namazlarda herkes birbirilerinin önünden rahatlıkla geçebilir böyle bir yasak yoktur bununla ilgili bazı uyduruk rivayetler var bunlar peygamberin sözü değildir.

İyisini bilen sadece Allah’tır…Selam ile..

45
0
0
Yorum Yaz